Blog
Dünyaya Acele Etmeden Bakan İnsanlar!
Dünyaya acele etmeden bakan insanlar, bazen sessizce bir kitabın sayfalarını çevirirken duyulur. Çünkü onlar yalnızca kitap okumaz; kitabın yazıldığı zamanı, yazarın ruhunu, satır aralarındaki sessizliği de okumaya çalışır. Bir hikâyenin içinde geçen başka bir kitabın peşine düşer, yıllar önce unutulmuş bir eseri arar ve onu bulduğunda da yalnızca yeni bir kitap değil, yeni bir bakış açısı keşfetmiş olur.
Sabah hazırladıkları bir fincan kahve bile bunun küçük bir yansımasıdır. Kahvenin yalnızca tadını değil, yolculuğunu da merak ederler.
Hangi dağın eteklerinde yetiştiğini, hangi yağmurların toprağı beslediğini, onu toplayan insanların nasıl bir hayat yaşadığını düşünürler. Çünkü bir fincan kahve, aslında binlerce kilometrelik bir emeğin ve kültürün sessiz hikâyesidir.
Bir çay demlerken ise zamanı durdururlar.
Japon kültüründe chanoyu ya da çay seremonisi, yalnızca çay içmek değildir; insanın bulunduğu ana bütün dikkatiyle yerleşmesidir.
Suyun kaynaması, çayın demlenmesi, bardağın elde bıraktığı sıcaklık…
Her ayrıntı, “şimdi”yi fark etmek için bir davettir. Beklemek, orada bir eksiklik değil; ritüelin en kıymetli parçasıdır.
Belki de bu yüzden bazı insanlar çayın demlenmesini sabırsızlıkla beklemez. O birkaç dakikayı küçük teşekkürlerle, içlerinden geçen güzel dileklerle, kendilerine söyledikleri umut dolu cümlelerle geçirirler. Sonra çayı porselen fincana dökerken yalnızca bir içeceği değil, o birkaç dakikanın dinginliğini de doldururlar. İlk yudumda içtikleri şey sadece çay değildir; emek, sabır ve huzurdur.
Seyahat ettiklerinde de aynı özeni taşırlar.
Bir şehri yalnızca görülmesi gereken yerlerden ibaret sanmazlar. Birkaç kelime de olsa o ülkenin dilini öğrenmeye çalışırlar; çünkü her dil, dünyayı farklı bir biçimde hissetmenin kapısını aralar. Büyük alışveriş merkezlerinden önce küçük kitapçılara uğrarlar. Yerel parkların banklarında oturur, insanların gündelik hayatını izlerler. Turist kalabalıklarının dışında kalan sokaklarda yürür, küçük fırınlardan çıkan ekmek kokusunu, mahalle kahvelerindeki sohbetleri, yaşlı bir ağacın gölgesini hafızalarına kaydederler.
Çünkü bir yeri gerçekten tanımak, haritayı ezberlemekle değil; ruhunu hissetmekle mümkündür.
Hayvanlara yaklaşımları da böyledir.
Bir kuşu yalnızca güzel ötüyor diye sevmezler. Bir kediyi ya da köpeği yalnızca sevimli olduğu için sahiplenmezler. Her canlının kendine ait bir dili, korkusu, güveni, alışkanlığı ve karakteri olduğunu bilirler. Sabırla gözlemler, anlamaya çalışırlar. ;
Çünkü gerçek sevgi, sahip olmakta değil; anlamaya gönüllü olmaktadır.
Belki de dünyanın en güzel insanları, her şeye biraz daha yakından bakabilenlerdir.
Onlar için bilgi gösteriş değildir; meraktır. Seyahat tüketmek değildir; tanışmaktır. Kitap bir eşya değildir; yeni bir dosttur. Çay bir içecek değil, nefes almaktır. Kahve yalnızca kafein değil, toprağın ve emeğin kokusudur. Bir hayvan ise insanın merhametini sınayan sessiz bir öğretmendir.
Modern dünyanın sürekli hızlanmayı öğütlediği bir çağda, yavaş kalabilmek belki de en büyük zarafettir. Çünkü insan, en çok acele etmediğinde görür. En çok sustuğunda duyar. En çok merak ettiğinde öğrenir.
Ve en çok anlamaya çalıştığında, yalnızca dünyayı değil, kendisini de keşfetmeye başlar.
İyi bir hayatın sırrı, dünyadan geçip gitmek değil; ona dikkatlice dokunabilmektir.
Değerli dostlarım, sizlerle eğitim-seminerlerimle, kitaplarımla, yazılarımla kurduğum bu derin bağ benim için çok kıymetli.
Bu bağı bir adım ileri taşımak için sizlerle Hayat ve Zarafet Buluşmaları yapmayı planlıyorum.
Hayata daha bilinçli, daha derin ve daha estetik bir bakış geliştirmek, kendimizi daha iyi hissettiğimiz bir yaşam kurmak ve bunu sürdürebilir kurmak üzerine çeşitli zamanlarda bir araya gelelim istiyorum.
Hatta öyle ki kitapların, filmlerin, sanatın, iyi sohbetlerin ve birlikte gelişmenin merkezde olduğu özel bir topluluk kuralım istiyorum.
Kahvelerimizi, çaylarımızı alıp sohbet edeceğimiz buluşmalar olacak bunlar.
Bu ilk buluşma aynı zamanda yeni çıkan kitabım Yaşamı Yeniden Tasarlamak için de bir lansman buluşması da olsun.
Eğer katılmak isterseniz instagram profilimde Hayat ve Zarafet kanalıma katılabilirsiniz.
İlk duyuruları ve tüm detayları kanalımızda paylaşacağım. İlk buluşmamız İstanbul’da olacak.
Kanala ulaşmak için: https://www.instagram.com/channel/AbZhC3n5I4VugLe2/
Heyecanla buluşmamızı bekliyor, güzel bir hafta sonu diliyorum.
En içten sevgilerimle,
Gökhan Dumanlı
