Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124
Work Hours
Monday to Friday: 7AM - 7PM
Weekend: 10AM - 5PM
Blog
Bazı anlar vardır. Artık içinden hiçbir şey yapmak gelmez.
Yorgunsundur. Ama bu fiziksel bir yorgunluk değildir.
Bazen gerçekten her şey üst üste gelmiştir.
Bazen de ortada ne ters giden bir şey vardır ne de büyük bir kriz.
Sanki yaptığın şeylerin anlamı azalmıştır.
Sanki neden devam ettiğini tam olarak hatırlayamıyorsundur.
İşte insan en çok bu noktada zorlanır.
Çünkü mesele çoğu zaman yolun zor olması değildir.
Mesele, o yolun nereye çıktığını gözden kaçırmaktır.
Biz genelde yorulduğumuzu düşünürüz.
Oysa çoğu zaman yaşadığımız şey, yönümüzle bağımızın zayıflamasıdır.
Tam da bu noktada “büyük resim” devreye girer.
Eğer büyük bir resminiz varsa, işte o resim sizi yolda tutar.
Bu resmin içerisinde kim olmak istediğimiz, nasıl bir hayat sürmek istediğimiz, hayatımızın içini nelerle doldurmak istediğimiz gibi unsurlar vardır.
Ve aslında bu resim, sadece bir hedef listesi değildir.
Bir yön duygusudur. Bir anlam çerçevesidir.
Ama bu büyük resim de kendiliğinden oluşmaz.
Bir yaşam duruşu olan insanlar vardır.
Ve yaşam duruşu dediğimiz şey; hangi değerlerle yaşadığımız, inanç sistemlerimiz, sınırlayıcı ve geliştirici olan taraflarımız ve tüm bunlardan süzülen tavrımızdır.
İşte tam olarak bunlar, o büyük resmi mümkün kılar.
Çünkü “kim olmak istiyorum?” sorusu bir hayal değil, bir duruş sorusudur.
“Nasıl bir hayat yaşamak istiyorum?” sorusu ise bir tercih değil, bir değer meselesidir.
Eğer bu yapı net değilse, karşılaştığımız her engel olduğundan daha ağır gelir.
Her zorluk daha yorucu olur.
Ve insan çok daha hızlı bir şekilde negatife düşer.
Ama eğer bu farkındalıkla yaşıyorsak…
Eğer değerlerimizi, inançlarımızı ve yaşam duruşumuzu gerçekten tanıyor ve buna göre bir hayat kuruyorsak İşte o zaman hem büyük resmi oluşturabiliriz hem de o resme tutunabiliriz.
Çünkü gerçek şu: Hayatta her zaman yaptığımız şeyleri severek yapamayız.
Ama neden yaptığımızı biliyorsak, devam edebiliriz.
Yorulduğumuz anlarda durup tekrar bakabileceğimiz bir resmimiz varsa o resim bize sessizce şunu hatırlatır:
“Sen bunun için yola çıktın.”
Ve bazen gerçekten ihtiyacımız olan tek şey budur.
Hatırlamak.
Çünkü insan çoğu zaman yolda değil, unuttuğu yerde kaybolur.
